Kilis Oylum Höyük

Oylum Höyük, Kilis ilinin 7 km. doğu güneydoğusunda Oylum ilçesi yakınlarında yer alan bir höyüktür. Oylum Höyük doğu – batı yaklaşımlarında Fırat Vadisi – Amik Ovası, kuzey – güney yaklaşımlarında ise Anadolu Platosu ile Kuzey Suriye ulaşım hatları üzerinde bulunmaktadır. Öte yandan Holosen devirde Kilis Ovası’nın ılıman, dolayısıyla flora ve fauna yönünden zengin doğasında bölgenin insan yerleşimi açısından elverişliliği yüksekti.
Höyük tabanda 460 x 320 metre boyutlarındadır. Yükseklik kuzey kesiminde 22 metre, güney kesiminde ise 37 metredir. İki tepe arası, bir boyunla bağlanmıştır.

Höyüğün batı ve doğu yamaçlarında köy evleri yapılmış olup ayrıca toprak çekilerek tahribata neden olunmuştur.
Uzun yıllardır höyükte sürdürülen kazı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Engin Özgen Oylum Höyük’ün Dünya Kültür Mirası listesine alınması yönünde çaba harcamaktadır.
Kalkolitik Çağ – Tunç Çağı katmanında yangın geçirmiş kerpiç duvarlı yapılar bulunmuştur. Bu katmanda belden yukarısı tahrip olmuş Akdeniz ırkındandan bir erkek cesedi bulunmuştur. Ceset, dizleri karnına kıvrılmış olarak (hocker) görülmektedir. Ayrıca üç bebek cesedi daha bulunmuştur. Geç Uruk Dönemi katmanında ölülerin evlerin tabanına gömüldüğü görülmektedir.

Höyüğün Kalkolitik Çağ yerleşimlerinde yerleşmede ağırlıklı olarak tahılla beslenildiği, buna ek olarak bakla, mercimek, incir, üzüm ve çeşitli sebzelerin tüketildiği saptanmıştır.[2] Helenistik Dönem yapı katındaki kazılarda büyük taş bloklarla yapılmış büyük bir yapı ve civarında gümüş, bakır ve tunç sikkeler bulunmuştur. Yapıda bulunan seramikler MÖ 1. bine tarihlenmektedir. Kireç taşından yapılma silindirik bir mühür üzerinde kabartma olarak, topluklarına kadar uzanan bir elbise giymiş bir erkeğin, tanımlanamayan iki ayaklı bir yaratığa ok atmak üzere olduğu resmedilmiştir. Bu tarz mühür işlemeleri Yeni Asur mühür işlemelerinden bilinmektedir.

Kuzey yükseltisinde 2007-2009 yıllarında yapılan çalışmalarda adak eşyaları bulunmuştur. Orta Tunç Çağı II’ye tarihlenen yapıdaki adak buluntuları bakır bir balta ile tunç tanrı ve yine tunçta bir tanrı çifti heykelcikleridir. Tüm bu eşyalar yapının temel ve tabanı altına yerleştirilmiştir. Muhtemelen yapının tanrılar tarafından esirgenmesi sağlanmak istenmiştir.

Kilis’teki Oylum Höyük’te yapılan kazılarda Hazreti İbrahim’in bölgede yaşadığına dair bulgulara ulaşıldı.
Kilis’te kazı çalışmaları devam eden Oylum Höyük’te, İbrahim Peygamber’in yaşadığı iddia edilen kayıp kent ile Büyük İskender’e ait olduğu öne sürülen define bulundu.
Kazı ekibinin başkanı Doç. Dr. Atilla Engin, “Kayıp kent, Demir Çağı’na ait papirüs bir belgeye göre İbrahim Peygamber’in yaşadığı kenttir. Bölge ve ülke turizmine büyük katkı sunacaktır. Büyük İskender’e ait bir definede de 134 adet gümüş sikke bulunmuştur” dedi.

Merkeze bağlı Oylum Köyü’nde, 1988 yılından beri süren Oylum Höyük kazı çalışmaları devam ediyor. Dünyanın en eski cam atölyesinin bulunduğu kazı çalışmalarında, İbrahim Peygamber’in yaşadığı iddia edilen kent ile Makedonya Kralı Büyük İskender’e ait olduğu öne sürülen define bulundu. Çalışmalarla ilgili bilgi veren kazı ekibi başkanı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Engin, Oylum Höyük kazılarında insanlık tarihine ait 9 bin yıllık kalıntıların bulunduğu söyledi.

Doç. Dr. Engin, “Höyük, insanlık tarihine ait 9 bin yıllık yerleşim sürekliliğine sahiptir. Tunç çağlarında bir şehir yerleşmesidir ve önemli bir krallık merkezi olduğu düşünülmektedir. Son iki kazı sezonunda ele geçirilen Hitit kralına ait mühür ve mühür baskıları ile çivi yazısı belgelerde de Oylum Höyük’ün bu önemine işaret eder. Orta Tunç Çağı ve Genç Tunç Çağı’na ait saray kalıntılarının henüz çok küçük bir kısmı açığa çıkarılmıştır. Bu saraylarda bulunması bölge tarihine ve arkeolojisine büyük katkı sağlayacaktır. Çalışmalarımıza göre farklı zamanlarda Mitanni, Yamhad, Hitit, Mısır hakimiyetinde bulunan antik Ulisum/Ullis/İllis olduğu ile ilgili çok güçlü kanıtlar bulunmuştur. Özellikle Yahudi dünyasının Doğu Akdeniz’de aradığı bu kayıp kent Demir Çağı’na ait papirüs bir belgeye göre İbrahim Peygamber’in yaşadığı kenttir. Bu sansasyonel yönüyle dikkat çekecek, bölge ve ülke turizmine büyük katkı sunacaktır” diye konuştu.

Doç. Dr. Atilla Engin, çalışmalarda, Büyük İskender’e ait bir definede 134 gümüş sikke bulunduğunu da kaydetti. Kazılarda dünyanın en eski cam atölyesinin de bulunduğunu belirten Doç. Dr. Engin, “Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Genç Tunç Çağı ve Demir Çağı’nın en önemli temsilcilerindin biridir. Kazılardan ele geçirilen eserlerle Kilis Müzesi kurulmuştur. Özellikle Tunç çağlarına ait pişmiş toprak, heykeltıraşlık eserler, fayans, firit, fildişi, gümüş, bronz ve altın eserler dikkat çekicidir” dedi.

 

Toplam 325 defa görüntülendi.

The following two tabs change content below.

hezarfen

Latest posts by hezarfen (see all)