Alaçatı

1990’larda ilk rüzgar sörfü tutkunları geldi limana. 2000’li yıllarda da taş ev meraklıları. 2001 yılında ilk küçük otel açıldı. Yalnızca 3-4 yıl içinde Alaçatı Türkiye’nin en gözde tatil yörelerinden biri haline geldi.

Bozulmadan korunmuş, neredeyse en genci 100 yaşında olan taş evler birer birer onarıldı; küçük oteller ve restoranlar açıldı. Alaçatı’da Türkiye’nin en güzel küçük otellerinde konaklayabilir, restoranlarında en güzel yemeklerini yiyebilirsiniz. Alaçatı kentsel sit alanı ilan edildi. Beldede binalar aynen korunmak zorunda ve geleneksel mimariye uygun olmayan, çok katlı yeni bina yapılması artık mümkün değil.

Alaçatı artık dünyanın en önemli rüzgar sörfü merkezlerinden birisidir. Birçok uluslararası yarışma beldede yapılır. Alaçatı sahilleri Akdeniz’in en temiz denizlerine, en güzel plajlarına sahiptir. Beldede sabahlara kadar yüksek sesli müzik yayını yapılmasına, bar veya diskotek açılmasına izin verilmiyor. Kahvelerinde plastik sandalye göremezsiniz. Sokaklar hala parke taşıyla kaplıdır. Alaçatı sokaklarında yazın klasik müzik dinletilerine rastlarsınız.

Rüzgar Sörfü Cenneti
Merkeze 4 km. uzaklıkta, Alaçatı yat limanının yanında, enlemesine 500 m. ve boylamasına 330 m. sığ alanı bulunmaktadır. Dolayısıyla hiç yüzme bilmeyenler için dahi, bu kadar büyük alan, windsurf öğrenmek için ilk aşamada yeterlidir. Rüzgar sörfü klüplerinin yer aldığı Yumru Koy’un kıyıdan kıyıya uzaklığı 1900 metredir. Doğu kıyısının dağ olması, açık deniz korkusunu ortadan kaldırmaktadır. Alanın üç bir tarafı kara ile çevrilidir ve sadece güney kısmı açıktır. Bu nedenle oldukça güvenlidir. Bu koyda rüzgar sörfünün yanısıra, kite sörf de yapılmaktadır.

Alaçatı’nın Arnavut kaldırımı taşı ile kaplı dar sokaklarını iki ya da tek katlı taş evler gölgeler. İşte bu tarihi mimari doku beldenin sahip olduğu en önemli ekonomik değerdir.

Alaçatı evlerinde alt kat duvarları, birinci kat duvarlarına göre daha kalın işlenmiştir. Duvar yapımında çimento yerine kullanılan harç (içinde toprak, kireç, saman, yumurta akı vs. olan), evlerin kışın sıcak, yazın soğuk kalmasını sağlar. Bazı evlerin tamamında taş, bazılarının ise alt katında taş, üst katında tuğla ya da ahşap kullanmıştır.

Sıvayla korunmuş eski Alaçatı evleri açık renk kireç badana ile boyanmıştır. Bunlar beyaz ve oksit sarı tonlarıdır. Kapı ve pencere kenarları bir çok evde çivit mavi kullanılarak çerçevelendirilmiştir. Pembe, yeşil, mavi, kırmızı gibi renkler Alaçatı kültüründe yoktur.

İç bahçesi (avlu) olan evlerin 2- 4 metre yükseliğindeki bahçe duvarlarının kalınlığı 50 cm.dir. Evlerin pencereleri düz veya kemerli olarak yapılıp, dik ve uzundur. Yatay ve geniş pencereler kullanılmazlar. Depreme dayanıklı olması için kapı ve pencereler bina köşelerinden en az 1 metre uzaklıkta yer alır. Genelde kalın duvarlar güneş ışığının pencere boşluğundan odaya yayılmasını engeller. Bu nedenle pencerelerin bina içine bakan boşlukları genişletilerek ışığın daha bol girmesi sağlanır.

Kapı ve pencere kepenkleri binayı süsleyen en önemli unsurlardır. Bu nedenle, ahşap veya demir dışında malzeme kullanılmamaktadır. Alaçatı evlerinde alaturka kiremit kullanılmıştır. Çatı köşe süslemeleri “kartal kanadı” denilen, iki oluklu kiremit kullanılarak yapılır. Alaçatı evlerinde zemin döşemeleri ahşap, kayrak taşı, doğal renkli ve klasik desenli karo plakalarla kaplanmıştır. Tamamen ahşap yapılan kat arası döşemelerde, kalın taşıyıcılar dikdörtgen veya yuvarlak formda yerleştirildikten sonra döşeme altı atkılar atılır ve döşeme tahtası çakılır. Eski zamanlarda Alaçatı evlerinin alt katları tütün depolamak veya hayvan barındırmak için; üst katları ise yaşam alanı olarak kullanılmıştır.

Alaçatı, İzmir şehir merkezine yaklaşık 70 km. uzaklıkta, Adnan Menderes Havaalanı’na ise 90 km. uzaklıktadır. Şehirden ve havaalanından Alaçatı’ya ulaşım Çeşme otobanı üzerinden yaklaşık yarım saat sürmektedir.

Toplam 110 defa görüntülendi.

The following two tabs change content below.

hezarfen

Latest posts by hezarfen (see all)

Cevapla